Çocuklarınızın Huysuzluk Krizlerini Yönetin



Merhaba, bu sabah karşı apartmandan gelen küçük kızın çığlık çığlığa ağlamasıyla güne başladım. Tamam dedim, bugünkü konularımdan biri belli oldu… Çocuklar gülüp eğlenmek, oyun oynamak, koşuşturmak dışında tabii ki yaşlarının getirdiği asi davranışlara sahiptir.
En uysal, evde kendi kendini eğleyebilen çocuklarda bile ailesini yoracak şekilde inatçılıklar, ağlama ve sinir krizleri görülebilir. Bu gibi durumların özellikle 1,5 ile 3 yaş arasında oluşması aslında çok normaldir. Krizler 5 yaşa doğru çocuğun kendini daha rahat ifade edebilmesiyle azalır.
Ebeveynlerin, benim çocuğum çok sakindi ama bir anda huysuzlaştı, hiç böyle değildi artık yaramaz bir çocuk oldu, gibi yakınmalarına denk gelmişsinizdir. Çocuğunuza hemen yaramaz etiketini yapıştırmamanızı tavsiye ederim, çünkü onlar gelişme dönemlerinde ve yaşlarının gereklerini yapıyorlar. Ayrıca sizlerin onlara karşı ithamları duygusal ve kişilik gelişimlerini mutlaka etkiler.

Çocuklarda Huysuzluk Krizlerinin Nedenleri Nelerdir?

Çocukların da biz yetişkinler gibi duyguları, sinirlendikleri anları, arzuları ve gururları olduğunu unutmayın. Çocuğunuz genellikle kendini güvende hissetmediği, onurunun kırıldığını düşündüğü, krizin öncesinden etkilendiği olayların olduğu, istediklerinin yapılmadığı, bazı kişileri kıskandığı, çok yorulduğu, ilgi çekmek istediği, paniğe ve hayal kırıklığına kapıldığı zamanlarda kriz geçirebilir.
Dikkat ederseniz eğer, çocukların özellikle anne- baba gibi bir ya da birkaç kişiye karşı duygu patlamalarının olduğunu görürsünüz. Aslında biz yetişkinler de etrafımızda nazımızın geçtiği dostlarımıza, sevgililerimize karşı duygu patlamaları ya da ağlama krizleri gösterebiliyoruz. Aynı davranışı çocuklar da güvendiği kişilere karşı sergiliyor. Bu nedenle kriz anlarının genellikle çocukların sık zaman geçirdiği, güvendiği kişilerle birlikteyken yaşandığını fark edersiniz.

Burada önemli olan nokta çocuğunuz ne kadar bağırıp çağırıyorsa sizin de o kadar sakin olmaya ve onu olumlu davranış kalıplarıyla yönlendirmeye çalışmanızdır. Bu durumun çocuğunuzun kendini ifade etme şekli olduğunu aklınızdan çıkartmamanız, onu anlamaya çalışmanız gerekir. Özellikle misafirliğe gittiğiniz evlerde ya da alışveriş merkezlerindeki gibi insanlarla iç içe olduğunuz yerlerde başkalarından çekindiğiniz için çocuğunuza kızmamaya çalışın. Kızmanız hiçbir şeyi çözmeyecek, evladınızın öfkesini arttıracak, öz güvenini de düşürecektir.

Kriz Anlarının Ortaya Çıkmasını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

*     Öncelikle çocuğunuzun temel ihtiyaçlarının karşılandığından emin olun. (Susuzluk, korku, açlık, sevilme, güven…)
*     Çocuklarınıza sorumluluk vermek gelişimlerine katkı sağlayacaktır ama onların gelişim dönemlerinin üzerinde beklentilerinizin olması onları baskı altına alacak ve sinir krizlerine yol açacaktır. Yapılacak sorumluluklarda örnek olmayı ve doğru düzeyde beklenti sahibi olmayı öğrenmelisiniz.
*     Ağlama krizlerini bazı çocuklar, ağladıklarında isteklerinin her zaman yerine getirildiğini fark ettikleri için, suiistimal ederler. Çocuklarınız ne kadar ağlarlarsa ağlasınlar size karşı sakin ve nazik olmadıktan sonra isteklerini yerine getirmeyin.
*     Nöbetlerin ne sıklıkla ve özellikle nerelerde meydana geldiğini gözlemlemenizin de olayları kontrol altına alabilmenize katkı sağlayacaktır.
*     Çocuklarınız, sizin kararlı ve nazik uyarılarınıza, sakinleşerek ve sizinle nazik bir şekilde konuşarak tepki vermeye başladığında onların davranışlarını takdir edin ve onlara sevgi gösterin. Onlara bu konuda güvendiğinizi dile getirin. Olumsuz davranışları hakkında sürekli konuşmaktansa olumlu davranışlarını bir ödülle pekiştirmeniz daha yararlı olacaktır.

Eminim sizler de kriz anlarında çocuklarınız kadar, belki daha fazla geriliyorsunuzdur. Ancak bu durumlarda kendinizi sakin tutmaya çalışmanız ve çocuğun ne istediğini, bu davranışları neden göstermeye başladığını düşünmeniz ve çözüm üretmeniz olayın kısa sürede sonlanmasına katkı sağlayacaktır.

Kriz nöbetleri geçtikten sonra çocuğa uzun uzun öğütler vermek, yaptıklarının kötü olduğunu vurgulamak çocukların gelişimine bir katkı sağlamaz. Onları daha çok üzer. Bunlar yerine çocuğunuza sevginizi ve onun kişiliğine karşı olan saygınızı hissettirecek faaliyetler yapmak ikinizi de rahatlatacaktır. Birlikte oynanan bir oyun ve atılan kahkahalar ve sarılmayla biten bir gün kolaylıkla olayı sizlere unutturacaktır.

Kriz anlarıyla ilgili yazacaklarım şimdilik bu kadar, sizlere kolaylıklar diliyorum. Farklı yazılarda görüşmek üzere! :)