Ödül ve Ceza Üzerine


Merhaba! Çoğu ebeveynin çocuklarını verimli bir şekilde yetiştirme çabasında olduklarının farkındayım. Birçok anne baba çocuğun yaptığı yanlış davranışlar karşısında onu odasında bir süre tutma veya ellerine vurma şeklinde çocuğu cezalandırdığında çocuğun yaptığı yanlışların düzeleceğini, bir daha tekrar etmeyeceğini düşünür. Veya küçüğün her güzel davranışından sonra bir ödül vermenin doğru davranışları kalıcı hale getirebileceğini zanneder.
Çocuklarınıza eğitim verirken bazen doğru bildiğiniz uygulamaların yanlış olduğunun farkında olmayabilirsiniz. Ya da doğru ceza veya ödül girişimlerinizin dozunu ayarlayamayabilir, çocuklarınızın sizin davranışlarınızı suistimal ettiklerinin veya olduklarından daha kötü davranış kalıplarını aşıladığınızın farkına varamayabilirsiniz. Çünkü düzeyini ayarlayamadığınız ödül rüşvete, ceza ise daha fazla inatçılığa ve asiliğe dönüşür. Hatta bazen sık ve olması gerekenden fazla düzeyde bir ceza çocuklarınız ile iletişiminizi koparıp onların sizden nefret etmelerine bile sebep olur.

Ceza veya ödül vermenin çocuklar için tabii ki etkili uygulamalar olduğunu düşünüyorum ancak doğru bir şekilde ve dozda uygulandığında. Her evde belirli disiplin kurallarının olması çocuğun ileride kendini kontrol edebilmesi açısından önemlidir. Ancak disiplin denildiğinde akla ilk gelen şey çocuğa ceza vermek olmamalıdır.  Ebeveynler çocuklarının eğitiminde ceza vermeyi düşünmeden önce çocuğun kendine olan saygısını ve güvenini arttıracak güdülendirmelerden başlamalıdır. Bana kalırsa ceza en son düşünülmesi gereken uygulamadır. Çocuğunuza uygulayacağınız takdir ve ödül uygulamaları sayesinde onunla daha iyi iletişim kurabilmeyi başardıktan sonra zaten onun iyi davranışları, kendiliğinden yapmak isteyeceği bir ortam oluşturmuş olursunuz. Bir süre ona yaptığı davranışlar karşısında destek olup takdir ettiğiniz zaman ileriki dönemlerde göreceksinizdir ki çocuk herhangi bir ödüle veya kimsenin takdirine gerek duymadan doğru davranışları içsel motivasyonu ve kendine karşı duyduğu gurur ve güven sayesinde yerine getirecektir. Çocuğun yaptığı doğru davranışların karşılıklarını ona takdir edici bir şekilde yansıtmak onun içsel motivasyonunu arttıracak ve doğru yaptığı davranışlarının kalıcı olmasını sağlayacaktır.

Çocuklarda olumlu davranış kalıplarını oturtmak için yapmanız gereken ilk şey onlara sürekli kızarak, sen daha bunu yapmadın mı, sana bunu yap demedim mi, tavrında konuşmak yerine ondan rica etmek ve istemek tavırlarını takınmanızdır. ‘Ben sana dişlerini fırçala yat demedim mi?’, ‘Kızım kalk dişlerini fırçala ve uyu!’ tavrı yerine ‘Dişlerini fırçalayıp yatar mısın canım?’ tavrını genel olarak benimsemek daha olumlu geri dönüş almanızı sağlayacaktır. Bu sayede çocuğunuz da üzerinde baskı hissetmemiş olur ve aranızdaki bağ da zedelenmez.  

Ödüllendirme ile eğitim vermek istediğiniz durumlarda öncelikle belirlemeniz gereken çocuğa davranışı daha önceden öğretip öğretmediğinizdir. Eğer davranışın nasıl yapılacağını bilmiyorsa çocuktan onu doğru şekilde yapmasını ve ödüllendirmeyi beklemeniz normal olmayacaktır. Örneğin kıyafetleri kirlendiğinde değiştirmesi gerektiğini ondan isteyebilirsiniz ancak öz bakım becerileri henüz gelişmemiş çocuk bunu yarım yamalak yaparsa asla ona kızılmasını veya cezayı hak etmemiştir. ‘Ama söylediğimi yapmadı neden ödüllendireyim ki?’ tutumu da doğru olmaz. Çünkü çocuk davranışı yapamamıştır, yapmamış değildir. Öncelikle kıyafetlerinin kirlendiğini nasıl anlayabileceğini ve üzerini nasıl değiştirebileceği konusunda onunla iş birliğine girmeniz ve davranışı tam olarak öğretmeniz gerekir. Çocuk davranışı öğrendikten sonra ise onu gözlemleyebilir ve, bugün kıyafetlerini çok güzel değiştirdin temiz bir çocuk oldun biraz resim yapalım ister misin, şeklinde sevdiği şeyleri ödül haline getirebilirsiniz. Davranış çocukta oturduktan bir süre sonra ise bu ödülü manevi şekilde yani öperek, aferin diyerek, çak yaparak verebilirsiniz. Ödül deyince aklınıza sadece parka gitmek, dondurma yemek, televizyon izlemek aklınıza gelmemeli. Çocuklar onlara sarılıp onları açık bir dille sevdiğinizde, aferin dediğinizde, onlarla birlikte eğitsel faaliyetler yaptığınızda da, bunların, yaptıkları olumlu davranışların güzel karşılığı olduğunu algılarlar.

Ayrıca olumlu davranışları üzerinden vereceğiniz eğitimde çocukların kendilerini değil, yaptıkları güzel davranışları övmenin ve takdir etmenin daha etkili olacağını unutmayın. Çocuğa size mutfakta yardım etmesi karşılığında ‘Sen harika bir çocuksun.’ yerine, ‘ Bana yardım ettiğin için çok memnun oldum, teşekkür ederim, sen annesinin kıymetini bilen bir evlat oldun.’ demek daha etkilidir. Çünkü çocuk ikinci örnekteki takdirde bir sorumluluğunun olduğunu ve aile içerisinde yaptığı olumlu davranışın karşılığını aldığını hisseder. İlk takdir ise çocukta sadece ‘Ben harikayım.’ duygusu uyandırır ve ne yararlıdır ne de geliştiricidir.

Ödüllendirmede başka bir yöntem ise çocuğun istenmeyen davranışlarını hiç yapmamışçasına görmezden gelmeniz ve sadece iyi davranışlarını ödüllendirerek pekiştirmenizdir. Örneğin yemeklerden sonra ellerini yıkamasını istediğiniz çocuğun ellerini yıkamadığı zamanlarda sabırlı olmak ve ellerini yıkadığında ‘Yemekten sonra ellerini yıkadın, bak ellerin tertemiz, mikroplardan arınmış aferin sana!’ diyerek çocuğun olumlu davranışını pekiştirmek de etkili olacak bir yöntemdir.
Ödüllendirme yönteminde dikkat etmeniz gereken nokta çocuğun davranışı karşılığında vereceğiniz ödülün rüşvet haline gelmemesidir. Çünkü karşılığında bir şey elde etmek için yapılan davranışlar esasında içten gelmez ve süreklilik kazanmaz. Önemli olan, çocuğun yerine getirdiği güzel davranış sonunda hissedeceği yeterlilik ve özgüven duygularıdır. Bu duygular sayesinde yapılacak iyi davranışlar kalıcı hale gelir.

Ödülü rüşvete çevirmemek için ise yukarıda da belirttiğim gibi çocuğunuzla olan iletişiminizde çocuğun kişiliğini övmek yerine yaptığı güzel davranışları takdir edin. Takdir ettiğiniz davranışlar konusunda açık olun, hangi davranışın doğru olduğunu belli edin. Size yardım etmesi, eşyalarını düzenlemesi gibi olumlu durumlarda sizin kendinizi nasıl hissettiğinizi ve neden mutlu olduğunuzu da belirtin. Çocuğun yaptığı her güzel davranışta değil sadece değiştirmek istediğiniz davranışlar üzerinde övgüyü ve takdiri kullanın, çünkü her iyi davranışı sonunda maddi manevi ödül alması gerektiğini düşünen çocuğun yaptığı davranışın karşılığını alamadığını görmesi de içsel motivasyonunu düşürür ve ödül yoksa neden yapayım ki düşüncesi oluşmaya başlar. Çocuğun yapacağı her güzel davranış karşısında çikolata dondurma gibi sevdiği şeyleri vermeniz ödülün rüşvete dönmesine neden olur.

Olumlu davranış kalıpları oturtmak yerine ceza yöntemlerinin daha etkili olduğunu düşünüyorsanız, size söylemem gereken en önemli şey vereceğiniz cezaların ve söylemlerinizin çocuğunuzun kişiliği hakkında olmaması ve hakarete dönmemesi gerektiğidir. Çünkü çocuğunuza ceza verdiğinizi zannederek söylediğiniz aşağılayıcı sözler ve onları toplum içerisinde terbiye etmeniz aslında çocuğunuzun kişiliğine verdiğiniz belki de tedavi edilemez yaralardır. Çocuğun kişiliğine ve onuruna yapılan saldırılardır. Örneğin ‘Ne kadar aptalca bir davranış’ gibi sözlerin sürekli söylenmesi çocuklarınız zeki olsa bile yaptıkları hataların sonucunda artık hep bu sözleri düşünmesine ve bunlara inanmasına neden olur. Çocuk kendine inancını kaybeder ve yapabileceği şeyleri psikolojik baskı nedeniyle yapamayacak hale gelir. Bunun yerine çocuğun sevdiği bir şeyi yapmasına izin vermemeniz onun için yeterli bir ceza olacaktır. Örneğin yaptığı olumsuz davranış sebebiyle ödevlerini yaptıktan sonra dışarı çıkamaması kişiliğine zarar vermeyen ve eğitici olacak bir uygulamadır.

Cezanın sözel olması dışında fiziksel olması da çocuklar için yaralayıcıdır. Hayatında güç aldığı annesi ve babası çocuklar için her şeydir. Bu yüzden siz onlara bağırır, fiziksel şiddet gösterirseniz de çocuklarınızın korkak, yalancı, güvensiz ve çekingen olmasına neden olursunuz. Aranızdaki ilişkiyi maalesef kendi ellerinizle zedelersiniz.

Çocuklarınızı eğitirken aile içerisinde ve kendi söylem ve davranışlarınızda tutarlı olmaya özen gösterin. En önemlisi onlara yaptığınız davranışlarla model olmaktır. Önce kural koyup daha sonra çocuk çok ağlıyor ya da size küsüyor diye kurallarınızdan vaz geçmeniz çocuklara, aslında kuralların ağlayınca çiğnenebilir olduğu ve önemsiz oldukları mesajını verir.
Umarım yazdıklarım sizlere faydalı olur. Çocuklarınızı yetiştirmede kolaylıklar dilerim. Farklı yazılarımda görüşmek üzere…