Muhabbet Kuşuma Nasıl Bakıyorum




Çocukluğumdan beri hayvanlara karşı hep bir zaafım vardı. Evde köpek beslemeyi çok istedim ama apartman dairesinde oturduğumuz için bu pek mümkün olmadı. Ayrıca köpeciğin sporu, yürüyüşü vesaire için günün birkaç saatini ayırmak da zor olacaktı, eve hapsetmek hiç olmazdı. Kedi sahiplenme fikrine de eşim apartman dairesinde yaşadığımız için bir türlü alışamadı. Ben de bari muhabbet kuşu alayım evde neşe olsun pet shoplarda sürünmesin yavrucaklar dedim.

Eşim İstanbul’a iş için gideceği bir zamanda evde bana arkadaş olması için Tuti’yi almaya karar verdi ve bizim sarı yakışıklıyı bir petshoptan aldık. Evlenmeden önce de birkaç defa muhabbet kuşu beslediğim için deneyimsiz değildim ve başladım beyefendiyi kendime alıştırmaya…

Eve Getirirken Nelere Dikkat Ettim?
Muhabbet kuşları çok hassas ve stresli hayvanlar. Her şeyden kolayca korkabiliyorlar. Ki çoğunlukla bize çabuk alışsın diye yavru kuş alıyoruz. Bu yüzden bebeği kapalı kutuya koydurmak istemedim. Mevsim kış olduğu için de kafese koymadık. Arabanın içinde avucumuzda eve getirdik. :)

Eve Getirdikten Sonra Nelere Dikkat Ettim?
Eve geldikten sonra ilk iş kuşu kafesine yavaşça koyup kafesinden bir süre uzaklaştım ve evde çok fazla gürültü yapmamaya çalıştım. Ya da başında çok dikilmedim. O beni uzaktan gözlemledi ben de onu…

Kafesinde yeterli miktarda ve ulaşabileceği yerde yem ve su olduğuna dikkat ettim. Yemlerini de iki farklı markadan aldım ve kapalı olmasına dikkat ettim. Kullandığım yem markaları ise Vitakraft ve Quick. Açık yemlerden almanızı tavsiye etmem çünkü son kullanım tarihleri belli olmuyor. İçerisinde tam olarak ne olduğundan da emin olamıyorsunuz.

 



Dikkat ettiğim en önemli şeylerden biri ise hava akımının çok cereyan ettiği koridor, pencere önü gibi yerlere kafesi koymamak oldu. Çünkü muhabbet kuşları cereyandan da çok çabuk etkileniyorlar hemen hastalanıp ölebiliyorlar.

Bebeğin yeterli miktarda yiyip içtiğine dikkat ettiğim gibi kakasının rengine ve kıvamına da dikkat ettim. Çünkü çok sıvı halde kaka yapmaları hasta olduklarının göstergesi olabiliyor.

Ben evde yokken sıkılmaması için de birkaç oyuncak aldım. Ama internette okuduğum yorumlarda kafesinde ayna olan kuşlar aynaya yapışıyor, sizinle ilgilenmiyor konuşmayı zor öğreniyor diyordu. O yüzden aynalı salıncak almaktan kaçındım. Normal salıncak ve zilli halkalardan aldım. 








Kafesini haftada en az bir gün temizlemeye dikkat ettim. Kafesi temizlerken kuşumu dışarı bıraktım ki onu rahatsız etmeden düzgünce bir temizlik olsun. Kullandığımız kafesin fotoğrafı ise aşağıda.


Her gün suyunu değiştirdim. Size uzun süre açıkta kalmış bir bardak su verildiğini düşünün, kuşunuza da aynı muameleyi yapmak istemezsiniz diye düşünüyorum.
Suyuna haftada birkaç gün muhabbet kuşları için özel olarak hazırlanmış multivitaminlerden ekleyebilirsiniz. Multivitaminleri alırken son kullanma tarihine ve hangi kuşlar için olduğuna dikkat etmenizi öneririm. Bir de kullanım talimatlarını mutlaka okuyun ki vitamini suya eklerken ölçüyü çok kaçırmayasınız.

Çok fazla güneşsiz ortamda ve çok uzun süre güneşte kalmamalarına dikkat ettim. Zaten ev ortamında bile yaşamaya alışkın olmayan yavrucakları perdeleri hep kapalı, havasız bir ortamda yetiştirmenizi tavsiye etmem. Geniş, güneş alan bir odada, hatta evde yaşamalarını tavsiye ederim. Yaz aylarında ara ara kafesini dışarıya alarak temiz hava ve güneş almaları çok iyi oluyor. Hem dışarıyı seyredip başka kuşlarla konuşmak onlara keyif veriyor hem de güneş ve temiz havanın nimetlerinden nasipleniyorlar.

Kuşumu Nasıl Yıkadım?

Muhabbet kuşları genellikle vücutlarının bazı bölümlerinde yer alan salgılardan ağızlarına alıp tüylerine tek tek kendileri dağıtarak ve taranarak kendilerini temizliyorlar. Ama benim gibi bunu yeterli görmezseniz havanın sıcak olduğu zamanlarda haftada birkaç kez, kışın ise ayda birkaç kez kuşunuzu yıkayabilirsiniz. Tabi kışın odanın yeteri kadar sıcak olduğundan emin olmalısınız.

Bazı kuşlar çukur bir kaba veya kuş banyoluğuna su koyduğunuzda hemen kendisi yıkanmaya başlıyor, sizin zahmet etmenize kuşunuzu da tedirgin etmenize gerek kalmıyor.

Gelin görün ki benim kuşum ne kadar uğraşsam da kendisi banyo yapmadı. O yüzden bir bebek şampuanı, ılık su ve kalın yumuşak bir havlu yardımıyla tüylerini okşar hareketlerle kendim köpürtüp durulayarak banyo yaptırdım. Sonrasında kuşu hemen kaloriferin üzerine koydum. Eğer mevsim yaz ise güneşe, cereyanın çok olmadığı bir yere kuşumu tüylerinin kuruması için bıraktım.

Bazıları saç kurutma makinesinin ılık ve düşük ses ayarında kuşlarına uzaktan tutarak tüylerini kurutuyor ama çok fazla hava akımı ve kuşun korkma sorunu aklıma takıldığı için ben bundan kaçınıyorum.

Bunlar dışında gün içinde de kuşumla mümkün olduğunca yarım saat- bir saat ilgilenmeye çalıştım. Hem konuşması için hem de akşama kadar çalıştığımız için sıkılmasını önlemek istedim.

Tuti’ye bakarken dikkat ettiklerimi sizler için ayrıntılı bir şekilde toparlamış oldum böylece. Aklınıza takılan sorular olursa tecrübelerim dahilinde cevaplamaya çalışırım. Sevgiler…