Yok Canım Ne Endişelenmesi



Henüz karnıma vitamin olarak düştüğü andan beri endişelenmeye başladığım, şu an -yine karnımda-39 haftasını doldurmuş olan Metehan Bey yüzünden hep bu endişeler. Biz kadınların içgüdüsü bu engellenemiyor. İlla ince ince düşünüp endişeleneceğiz, o gerilimi bi’ hissedeceğiz, yoksa içimiz rahat etmez.  :)

Gebelik testinde o silik ikinci çizgiyi gördüğüm andan itibaren başladım ben endişelenmeye, ‘Acaba kimyasal gebelik mi?’ , ‘Kan testim pozitif çıkar mı ki?’, ‘Ya dış gebelik olursa, boşuna sevinmesem mi ki, du’ bi’ kalbi atsın önce…’

Gebe olduğumun kesinleştiği andan itibaren endişelerim bitti mi? Tabi ki hayır.
İlk üç buçuk ayım şöyle geçti - o dönemde hala okul öncesi öğretmenliği yaptığım için- öğrencilerimi kucaklamasam mı 13 kilo çok mu ki kaldırmak için, ya çocuklar sarılmıyorum diye benden soğurlarsa, ama hastalar ben de hastalık kaparsam ilaç kullanamayacağım, kahve istedi canım ama ya bebek düşerse, bu okul merdivenleri kasıklarımı mı zorladı ne... Bu böyle uzar gider.

Ha’di atlattık riskli gebelik dönemlerini de sonra rahatladım mı? I-ıh.
Ben ne yaptım, yine başladım bu son haftalarıma kadar kara kara düşünmeye. Adı ne olacak, bebeğe neler almalıyız, hayatımız ne kadar değişecek, acaba çalışmaya devam etmeli miyim yoksa bir çocuk gelişimci olarak annelik görevimi mi ilk sırada tutmalıyım. E çalışmazsam masraflar ne olacak? Neyse bebeğime bakarken sadece bloğuma odaklanırım, ne güzel? :) :-/

E iş yerinden ayrılma kararı aldın, kafanda iş konusunu toparladın. Şimdi neye endişeleniyorsun Tülin!?

Sıradaki endişemiz bebeğin boyu kilosu karnımdaki pozisyonu ve nasıl doğuracağım tabi ki. :)
Pazarda gezerken kolumdan tutup beni çeviren, acıyan gözlerle bakarak Allah kurtarsın kızım diyen teyzeler mi dersiniz, amaan hiç hissetme sezaryen ol kurtul dikişler kapanıverir diyen iç çamaşırcı ablalar mı dersiniz, sakın ha son dakikaya kadar dayan, her şeyin doğalı iyi, koyverme kendini, diyen akrabalar mı…

Her zaman her yerde olduğu gibi Türk insanı iyi niyetli ama yine olaylara fazla müdahil. Yapmayın işte ablalarım teyzelerim zaten kafalar karışık, hamile kafası yaşıyoruz.

Bir de benim erkek kardeşim Emir’in lösemi tedavisi görmesi sebebiyle annemin doğumuma gelemeyecek olması gerginliği vardı üzerimde, doğum yaklaştıkça onun gerginliği üzerine eklendi tabi ki son haftalarımda. Annem hiçbir şey yapmasa gelip öööylece dursa bile yetecekti bana.
Şimdi kız kardeşim İrem Denizli’ye geldi doğumumda yanımda olabilmek için. İrem de Ankara’da yaşıyor, annemler gibi.

Bitmeyen endişelenmelerim devam ediyor. Bende tiroit problemi var, ailede kanser var, erkek kardeşim lösemi oldu umarım bebeğimde bir genetik hastalık olmaz endişesi içimdekilerin en büyüğü sanırım.

Neyse kendimi kitaplara, bloğuma, ev işlerine veriyorum falan derken yine içimdeki ses durmuyor. Bkz. Doğumdan sonra lohusa depresyonu varmış diyorlar ne ola ki,  yok canım ben depresyona falan girmem her şeyi iyi şeyederim…

Bkz. Anneme bebeği göstermeye ne zaman gidebileceğim acaba, gidersem Emir’in aldığı ilaçlar Metehan’ı etkiler mi ki? Emir bu yaza iyileşse ne güzel olurdu :(

Bkz. Bebek görmeye gelen misafirleri ya iyi ağırlayamazsam, şimdiden ikramlık bir şeyler hazırlayıp buzluğa mı atsam acaba, evi nasıl sürekli temiz tutacağım ben?

Bkz. Bu kiloları nasıl vereceğim ben, iki kilo ödem olsaaa, beş kilo falan bebek ve plasenta olsaaa… Hmm…

Bkz. O değil de inşallah çocuğun sağlık testlerini tam yaparlar, bi’de sarılık falan olursa, ya emzirirken falan uyuyakalır bebeğimi düşürürsem!

Bkz. Emzirmek mi?! Ya sütüm gelmezse! Du’ ben birkaç hurma incir falan yiyeyim bari süt yapıyor diyorlardı…

Anneler erkekleri düşünün bir de şimdi. Babalarımızı… Her ne kadar bebek düşer mi, nasıl geçineceğiz, bebeğe ne alsak, sağlıklı mı acaba diye düşündüklerini bilsem de bir türlü içimden biz kadınlar kadar endişelendiklerine kanaat getiremiyorum. Hem evin sorumluluğu, hem işi bıraksam mı izin mi alsam’ın psikolojik yükü, fiziksel ve hormonal değişimler, bebeğe iyi bir anne olabilme çabası… Endişelerin nicesi bizde.

Bizim anaçlıktan gelen bitmeyen endişelerimiz olmasa daha mı iyiydi acaba? Hayat daha mı kolay daha mı güzel olurdu o zaman be?

Bu sorunun çözümüne bir türlü varamadım ama en azından yalnız olmadığımı hissetmek ve sizin de yalnız olmadığınızı hissettirmek adına paylaştım içimden gelenleri.

Her anneye ve anne adayına az endişeli, bol güneşli günler olsun dilerim…