Disleksi Nedir? Çocuğunuz Dislektik Mi?





Genellikle bir zeka problemi gibi algılanan disleksi, aslında normal veya üstün zekalı bireylerde görülen özgül bir öğrenme bozukluğudur. Yani sağ kulağınızı sağ elinizle değil de sol elinizle tutmak gibi bir şey esasında disleksi. Bir engel, bir hastalık değil, sadece üzerinde biraz düşünülüp tanınması ve çocuğun yapısına ve öğrenme şekline göre yol alınması gereken bir farklılık. Disleksi genellikle anaokulu döneminden başlayarak fark edilebilecek bir öğrenme güçlüğüdür.

Dislektik çocuklarda okuduğunu anlama, yazma, sesleri- heceleri öğrenme, kendini ifade etme, bir şeyleri hatırlama, ritmik sayma, rakamları öğrenme, sıralı yönlendirmeleri yapmada zorluk görülür.

Dislektik çocukların genelinde okuma hızı, okumayı anlama kapasitesi ve okumanın kalitesi genellikle yaşıtlarına göre daha geridedir. Bu çocuklar okudukları ve yazdıkları kelimeleri tersten algılayabilir, bazı heceleri atlayabilir, b-d /p-b/ 4-7/ 3-8/ 14-41/ tam-mat gibi harf, kelime ve rakamları birbirine karıştırabilir. Veya kelimeleri yazarken abara, keçiç gibi, kelimeleri veya s harfini ters yazma gibi hatalar yapabilirler. Dislektik çocuğun E harfini 3 olarak algılaması ve bu şekilde yazması normaldir. Bu yüzden okuma ve yazma çalışmalarında çocuğa sesli okutma yaptırılmalıdır. Eğer çocuk istiyorsa yazıları parmağıyla takip etmesine izin verilebilir. Bu sayede yapacakları küçük hataların farkına vararak bu hatalar azaltılabilir.

Okumada olan bu güçlük yazmada da karşımıza çıktığında buna disgrafi denir, kolay bir ifadeyle. Matematiksel işlemlerde karşımıza çıkan öğrenme güçlüğüne ise diskalkuli denir.
Okuma ve yazmada olduğu gibi dislektik çocuklar okuduklarını veya düşüncelerini ifade etmede de zorluk çekebilirler. Cümle kurarken kelime vurgularında farklılıklar gözlemlenir.

Dislektik çocuklar yön bulmakta da zorluk çekebilirler. Öyle ki sağ ve sol kavramlarını dahi karıştırabilirler. Oldukları yerleri tarif etmede, haritada yer göstermede, nesnelerin isimlerini hatırlamada zorluk çekebilirler veya bunları karıştırabilirler. Bunu en aza indirgemek için çocukla başarısızlığı üzerine baskı yapmadan yapıcı iletişim kurulmalı, eğitim desteği mümkün olduğunca hikaye yazma, kelime türetme, eksik harf yerleştirme gibi oyunlarla verilmelidir. Kavramları hatırlatıcı zeka oyunlarının desteği alınabilir.

Dislektik çocuklarda dikkat eksikliği, derslerden ve aktivitelerden sıkılma, hiperaktivite de gözlemlenebilir. Ancak her dislektik çocuk hiperaktif olacak veya her hiperaktif çocuk dislektik olacak diye bir kaide tabi ki yoktur.

Dislektik çocukların bazı alanlarda özel yetenekleri ve ilgileri olduğu da ilgi çeker. Belirgin alanlarda daha istekli ve diğer alanlara göre çok daha başarılı olabilirler ve her zaman- çoğu çocuğun olduğu gibi- teşvik ve tebriğe ihtiyaçları vardır. Bolca destek, bolca sosyal deneyim ve tebrik bu çocukların günlük yaşamlarında karşılaştıkları hayal kırıklıklarının üzerini kapatır ve onları öğrenmeye teşvik eder. Böylece özgüvenleri artar ve akademik ve sosyal yaşamlarında daha başarılı olurlar. Dislektik çocuğa gösterilen özel ilginin aile dışında okul ve sosyal çevresi ile desteklenmesi gerekir. Böylece başarısızlıkları yüzünden özgüven düşüklüğü ve hayal kırıklığı yaşayan çocuk öğrenmeye daha istekli hale gelebilir. Sosyal yaşamında da çekingenlikten ve sıkılganlıktan sıyrılmış olur, akranlarına uyum sağlamaya başlar.

Tekrar hatırlatmam gerekirse disleksi bir hastalık değil, çocuğun nörolojik yapısından ve diğer çevresel etmenlerden kaynaklanan bir farklılıktır. Çocuğunuzun her alanda aslında öğrenmek ve başarılı olmak için çabaladığını aklınızdan çıkarmamanız gerekir. Çocuğunuzun öğrenme şeklini keşfederek onu oyunlarla yönlendirmeniz en sağlıklısı olur. Kimi çocuk uygulayarak, kimi çocuk kelime kartlarından tekrar ederek, kimi çocuk çizerek öğrenir.

Ve ayrıca unutmayın ki, Leonardo da Vinci, Albert Einstein, Thomas Edison, Hans Christian Andersen, Tom Cruise, Steven Spielberg, Pablo Picasso gibi ünlü ve dahi isimler de dislektik insanlardı. Önemli olan çocuğunuzu doğru şekilde yönlendirmeniz ve özel yeteneklerini keşfetmeniz diye düşünüyorum.

Herkese çocuk yetiştirmede kolaylıklar dilerim.

Sevgiler…